Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Translate

Yasal Koruma Logosu

VayLemiGencay © 2017 by Vay Lemi Gencay is licensed under CC BY-NC-ND 4.0

Önemli Açıklama!

© 2017 - 2026 Vay Lemi Gencay. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) lisansı ile uluslararası koruma altındadır. Bu blogda (blogspot.com) yayınlanan tüm şiir, öykü, deneme ve diğer edebi eserlerin telif hakları münhasıran Vay Lemi Gencay'a aittir. Sitede yer alan hiçbir içerik; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital platformlarda (web siteleri, sosyal medya vb.) yayınlanamaz. Paylaşım ve Alıntı Şartları: Eserlerden yalnızca kaynak gösterilerek, aktif link verilerek ve eserin bütünlüğü bozulmayacak şekilde (en fazla 1-2 cümlelik) kısa alıntılar yapılabilir. Aksine davrananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

NkO - 14 / Mendil

   Muhsin, sabahın erken saatlerinde dükkanı açıp çalışanları beklemeden temizliğe koyuldu. Her zamanki gibi kitap kokusu sarmıştı sahafı. Aklına esen ilk türküyü mırıldanırken pencereye çevrildi bakışları. Dışarıda esen rüzgardan daha hızlı kesildi neşesi. Dükkana girerken dikkat etmemişti, karşı kaldırımda oturup mendil satan çocuğa. Süpürgeyi bir kenara bırakıp arka taraftaki ofise geçerek oradaki büyük poları aldı. Merdivenlerde üç yıldır yanında çalışan Adem'e rastladı.  " Adem evladım, yerleri süpürüyordum yarım kaldı. Sen devam eder misin, hemen geleceğim. " " Olur tabii ustam, sen niye zahmet ettin ki hem? " diye sorarken anlam veremeyerek polara bakıyordu. " Hadi, hadi, lafa tutma beni. " Koca sokaktan tek tük kimseler geçiyordu bu saatte. Gözü kör olmayasıca Mart! Nasıl da soğuktu... Hiçbir şey demeden usulca poları, çocuğun sırtına örttü Muhsin. " Teşekkür ederim Amca. " " Ne kadar bakalım mendiller paşam? Adın ne senin? ...

İyi Hatırlarım...

  İyi hatırlarım, Eskiden ayın sadece yarısı Aydınlık olurdu, Tebessümünü gördü göreli, Dolunaya da bürünür oldu...   Seviyorsam akşamları, vazgeçemiyorsam gecelerin huzurundan, bil ki; en çok da, dolunay bana eşlik ettiği içindir. Güneşi yansıtır aslında derler, doğrudur... Lakin eksiktir bu bilgi. Bana seni yansıttığını bilmezler çünkü... İster Mart'ın Şubat'ı aratan ayazı, isterse Mayıs'ın hoyrat rüzgarı olsun. Ben en çok da, Nisan'ın tatlı mı tatlı meltemlerinde severim, dolunaya eşlik etmeyi. Tuhaftır... Hırkamı, fularımı savururken, saçlarını narince okşamaktadır o meltemler...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog