Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Translate

Yasal Koruma Logosu

VayLemiGencay © 2017 by Vay Lemi Gencay is licensed under CC BY-NC-ND 4.0

Önemli Açıklama!

© 2017 - 2026 Vay Lemi Gencay. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) lisansı ile uluslararası koruma altındadır. Bu blogda (blogspot.com) yayınlanan tüm şiir, öykü, deneme ve diğer edebi eserlerin telif hakları münhasıran Vay Lemi Gencay'a aittir. Sitede yer alan hiçbir içerik; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital platformlarda (web siteleri, sosyal medya vb.) yayınlanamaz. Paylaşım ve Alıntı Şartları: Eserlerden yalnızca kaynak gösterilerek, aktif link verilerek ve eserin bütünlüğü bozulmayacak şekilde (en fazla 1-2 cümlelik) kısa alıntılar yapılabilir. Aksine davrananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

H-A - 1 / Çöldeki Kurt

  - Bir Parça Açıklama -    Eser; tümüyle alternatif tarih içeriyor olup kurgu boyunca yaşanan diğer olaylar ve öncesindeki gelişmeler, öykünün devamı niteliği taşıyacak olan romanda detaylıca anlatılacaktır. Öykümüz; içerisinde bulunduğu özgün tarihi ve zamanı, gelecek olan romana bırakarak, daha çok Hypatia'nın felsefesine ve seyahatine odaklanmaktadır. Keyifli okumalar... Lemi ÇÖLDEKİ KURT    İskenderiye Limanı / Sabahın ilk ışıkları...    Hypatia, çoğu kez alışkanlığı olduğu üzere, gün doğumunu izlemek için limandaydı. Gün ışığı Akdeniz'in sularını ışıl ışıl aydınlatırken heybesinde getirdiği birkaç parça papirüsü yeniden okumaya koyuldu. Bugün büyük bir gündü, artık derslerini İskenderiye Kütüphanesi'ndeki büyük salonlardan birinde verecekti. Üstelik Nefertiti'nin isteği üzerine bu salona, Firavun Akhenaton tarafından Hypatia'nın ismi verilerek, bizzat kraliyet ailesi tarafından onurlandırılmıştı. Salondaki ilk dersi öncesi Hypatia'yı uyku tutmadı...

NkO - 16 / Mahsun

     Yine mi sabah oldu yahu? Eh olan olmuş artık, bugünü de gördük. Bir kahvaltı etmeli, üç kere de yüzü yıkamalı... Simitçinin yine keyfi yerinde. Hoş geldin derken tebessümünü ihmal etmedi. Öyle hemencecik ısırmak olmaz, simidi üç eşit parçaya bölüp yemeli... Cadde üzerindeki dükkanlardan birisi mahallenin kahvesidir. Kaldırım kenarında tavla oynayan dostlar, yine takıldılar bana. " Ooo Mahsun Baba gelmiş. Buyur Mahsun, bir çay ikram edelim. Kahvaltı ettin mi bakalım? " " Ettim tabii. Üç parça simitle hem de. " " Heh iyi iyi. Güzel adamsın vesselam. " Bana neden güzel adam dediklerini bilmiyordum. Bazı kişiler beni deli olarak tanımlar ve bana güzel adam diyen dostlar, onlara hep kızar. Öyle sanıyorum ki; ilk başlarda beni, kendileri de deli olarak tanımladıkları için pişmanlık duyuyorlar. Neydi ki bu delilik kavramı? Kim, kime ve neye göre deliydi? Farklı düşünceler midir, yoksa farklı cümleler midir insanı deli kılan? Bir şeylere farklı bir açıdan bak...

Dağlar

  Dağların seher vakti titrediği dünyada, Ne kadar da dik başlı şu adımlarınız?

Bisküvi

    Çocukluğumun masumiyeti saklı, Biri damla çikolatalı, Biri kremalı, İki parça bisküvide... Mazinin sokaklarında bir afacan kaldı, Cepleri dolu dolu, Tasolar ve bilye ile... Nerede yitip gitti hakkı? Umut dolu ufacık adımların, Onca yarımlıklardan kalan, Ve bir siluet...

Gelmeli...

  Yeni ufuklar varsa koşacağım Mirkelam gibi, Çıkmaz sokaksa da şimdiden geri döneyim,  Adımladığım yolun sonu gelmeli,   Sanırım bazı şeyleri yanlış yapıyorum, Belki de her şeyi doğru yapıyorumdur, Yalnızlıklarıma açıklama gelmeli...

İki Kahve Arasında

    Bu gece şiir yazılmalı, İki kahve arasında, Soran olursa da yokum evde, Hele ki dizelerin yarısında, Sayılı gündür, çabuk geçer, Ömrümün son senesindeyim, Son gecede bile, Kitabımı okurken piyano dinleyeceğim, Yedi iklimin çiçeği, bilesin, Ben bir gün sahnede öleceğim.. Bu gece öykü de yazılmalı, Bir sahlep ortasında, Soran olursa da uykum yekte, Hele ki paragrafın başında...

Dolunaya...

    Günışığında aydınlanan semalar,  Dolunaya gebe...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog