Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Translate

Yasal Koruma Logosu

VayLemiGencay © 2017 by Vay Lemi Gencay is licensed under CC BY-NC-ND 4.0

Önemli Açıklama!

© 2017 - 2026 Vay Lemi Gencay. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) lisansı ile uluslararası koruma altındadır. Bu blogda (blogspot.com) yayınlanan tüm şiir, öykü, deneme ve diğer edebi eserlerin telif hakları münhasıran Vay Lemi Gencay'a aittir. Sitede yer alan hiçbir içerik; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital platformlarda (web siteleri, sosyal medya vb.) yayınlanamaz. Paylaşım ve Alıntı Şartları: Eserlerden yalnızca kaynak gösterilerek, aktif link verilerek ve eserin bütünlüğü bozulmayacak şekilde (en fazla 1-2 cümlelik) kısa alıntılar yapılabilir. Aksine davrananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

No.10 / İsim Bulmacası

     Rampalı'ya vardığımızda, oradaki akşamüstü hengamesinin hala aynı olmasına şaşırmadım. Kitap arayışındaki lise ve üniversite öğrencileri, çarşı içindeki rampalı yolda trafik oluşturuyordu. Neyse ki Aslan Amca'nın dükkanı, her zaman için huzur dolu. Kahvemi yudumlarken, gelip geçen insanları seyre daldım ve beni, Aslan amca'nın sorusu kendime getirdi. "Ee, nereye açacaksın dükkanı? Dahası menüye ne koyacaksın evlat?" "Hoca Ahmet Fakıh Parkı'nın içindeki binayı satın aldım. Kahve çeşitlerinin ağırlıkta olduğu bir menü düşünüyorum. Oradaki binanın hemen önündeki açıklığa da bir şeyler düşünüyorum, sürpriz olsun." Tayfun aniden heyecanlandı. "Mekanın ismi ne olacak?" " Yirmi Adım Kahvesi diye düşündüm ama emin değilim. Aslında hepinizin fikrini alacağım bu konuda." "Eğer bu zamana gelişine illaki atıfta bulunmak istiyorsan, ismi güzel düşünmüşsün evlat. Sen önce şu kafandaki kahve konseptini bir açıkla, ismi öyle düşünelim ...

7.35 Tramvayı

    Yokuş aşağı salındım sokağa girerken, Duraktaki ahaliyi gördüm hemen dönüşte, Şehir ve doğa uykudayken, Yalnızca insanoğlu,  Kendi içinde kavga dövüşte, Gün doğumunu seyre daldım, Bulutlar süzülürken, on dört ton mavi saydım, Kaldırımdaki adımların kadar sükun bu sabah, Üstünde en güzel tonundan mavi kazak, Palas pandıras virajı alıyor, Altmış yedi model Düewag... Bir tane boş koltuk kalmamış, Ayakta da kimse kalmamış, Duraklar arası telaşı mevcut tramvayın, Körüğe yaslanıp da okuduğum, Kitaba kaçıyor bakışların, Birer saniyeden ibaret, Denk gelen üç beş bakışımız, Her seferinde aynı telaşımız, Alması temkinli, icazet... Bakışlarında merakı, gururu, hevesi gördüm, Sabrı, korkuyu, güveni de, Uykuyu, huzuru ve de neşeyi, Duygunun kaç tonu var, sayamadım yine de, Gökyüzünden onca ton kayboluyor, Her dakika, Aramızdaki boşluğa insanlar doluşuyor, Her durakta, Tuhaftır, hasretim sana en çok da, 7.35 tramvayında...   Bir veda bakışı sunamadan, Beliriverdi ineceğin dura...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog