Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Translate

Yeni Yayın

7.45 Otobüsü

Önemli Açıklama!

Burada paylaştığım ve paylaşacağım her türdeki eser, tamamıyla ve yalnızca bana aittir. Farklı bir platformda, eserlerimden izinsiz alıntı yapanlara, eserlerimin tamamını veya bir kısmını kopyalayanlara karşı, her türlü hukuki süreci izleyeceğime emin olabilirsiniz.

Yalnızca kaynak gösterilmesi ve izin alınması koşuluyla alıntı yapılabilir.

Üstelik bu platformda; gelişmeyi desteklemeyen hiçbir eleştiri, dikkate alınmamaktadır...
En son yayınlar

Gölge Yağıyor Yüreğime...

         Gölge yağıyor yüreğime… Gecenin bir yarısı çiseleyen yağmurla aynı ritimde. Daha akşamüstü oturup da günbatımını izlediğim o bankta, şimdi yağmur damlaları cirit atmakta. Şeffaf şemsiyemden gökyüzünü seyredebiliyorum neyse ki. Bankın az ötesindeki andız ağacı, ıslandığından olsa gerek bu gece daha hırçın duruyor. Yıldırımdan değil de ondan çekindiğim için bankın diğer tarafında dikiliyorum. Çiseleyen yağmuru taklit edermişçesine, hafif bir meltem var. Sokak lambalarının huzmelerinde dans ediyor yağmur ile gölgeler… Islak çimen ile toprak kokusu, durağanlığa karşı savaşmakta. Yüreğimde gölgeler dolusu fırtına, hoyratça hükmediyor adımlarıma. Bilesin; bu gece seni, tam da böyle bir sahnede, sükuta bürünmüş parkı adımlarken düşünüyorum.

No.15 / Dünya Kupası, Sürprizli Söyleşi ve İki Yüz Elli Kitap

      Aslan Amca'mın edebiyat söyleşileri öngördüğümüzden çok daha yoğun geçiyor. Ekmek Teknesi'ndeki Heredot Cevdet'i çoktan solladık desem yalan olmaz vallahi. Eh, bunda Dünya Kupası'nın ve mekanın bir köşesine kurduğumuz televizyon yayınının da etkisi vardı haliyle. Yine de mahalleliye kitap aşkı kazandırdığımız için çok mutluyum. İnanması zor belki ama mahalledeki herkes kitap okumakla kalmadı, Aslan Amca'mın dükkanı önünde kuyruk oluşturup sevdiklerine de kitap aldılar. Tüh yahu! Az kalsın söylemeyi unutuyordum. İpek, ihtiyaç sahibi okullara kütüphane kurma fikrini, daha önce bizle röportaj yapan yerel basınla paylaştı. Bu akşamki söyleşiye bizzat gelip projemizin tanıtımını yapacaklar. Günün heyecanı yüzünden gece zor uyumuştum ve evden çıktığımdan beri uykum biraz daha açılsın diye hızlı hızlı yürüdüm. Aklımda daha nice güzel düşüncelerle fırından çıkıp parka girdiğimde, Tayfun'un çoktan gelip avludaki masaları temizlediğini gördüm. "Ohoo ne yapıyors...

Mehtapta Raks

  Kavuşuruz elbet, Bulutların mehtapta raks ettiği bir gece, Zülfün teline meltemin değdiği, O seher vaktinde...

Beyazıt Çınlıyor Şimdi

  Serin ve de kararlı bir yağmurun altında, Beyazıt çınlıyor şimdi,  Tam da ikindi ezanında, Sence de tuhaf değil mi? Bir tebessüm, ne çok keder biriktiriyor hatırında?

No.14 / Yarım Saatlik Kampanya

     Mayıs ayının son günlerine gelindiğinde, ilk kez tam anlamıyla düzenimi oturtmuştum. Aslında tramvay karavanım için daha muzip bir isim düşünüyorum ama şimdilik Palas Pandıras Köşkü iyidir. Çifte vagonu, müze gibi dizayn edilen ahşap evleri derken asıl probleme çözüm üretmeyi unutmuştuk. Taşındığımı öğrenen ailem ve komşularımız, karınca disipliniyle yemek getirir olmuştu. Fazladan birkaç buzdolabı almayı düşünmüyor değilim. Kafeden arta kalan zamanlarda bahçe düzeni ile meşgul oldum. Bu arsa eskiden park olduğu için, daha çok çiçeklerle donatmaya çalıştım. Parkın içindeki asfaltlı yolu kaldırıp yerine -İpek'in fikri üzerine- içerisi çiniyle bezenmiş su yolları yaptırdım. Çiçekler, asmalar, su yolları ve küçük havuzlar değil de; inşaat sırasında getirilen büyük ağaçlar beni düşündürüyordu. Neyse ki hiçbirinde sıkıntı olmadı ve yerlerini sevdiler. Karavanımda durum tıkırında giderken Yirmi Adım Kahvesi ve Körüklü Kahve'de, işler tahminimin ötesinde gelişti. Mahallemi...

Nahif Bir Gonca Gül

Vesselam, güzel isimdir Hüseyin, Kendisi nezdimde makamdır, bugünle birlikte, Vedasının hüznü dahi misk kokulu, Nahif bir gonca güldür, makamı veren, Tebessümü ki, çölümde meltemler estiren, Dolunayın gök kubbeyi aydınlattığı bir gece, Kaleme almışken hasretini iki hece, Vuslat olur mu ki o gonca güle? Vesselam, hoş makamdır Hüseyin, Makamların en güzeli derler, Tahta kılıçla Hace Ahmet Yesevi misali, Ermek nasip olur mu hiçliğe?

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog