Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Translate

Yasal Koruma Logosu

VayLemiGencay © 2017 by Vay Lemi Gencay is licensed under CC BY-NC-ND 4.0

Önemli Açıklama!

© 2017 - 2026 Vay Lemi Gencay. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) lisansı ile uluslararası koruma altındadır. Bu blogda (blogspot.com) yayınlanan tüm şiir, öykü, deneme ve diğer edebi eserlerin telif hakları münhasıran Vay Lemi Gencay'a aittir. Sitede yer alan hiçbir içerik; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital platformlarda (web siteleri, sosyal medya vb.) yayınlanamaz. Paylaşım ve Alıntı Şartları: Eserlerden yalnızca kaynak gösterilerek, aktif link verilerek ve eserin bütünlüğü bozulmayacak şekilde (en fazla 1-2 cümlelik) kısa alıntılar yapılabilir. Aksine davrananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

No.9 / Jest Oldu

     Daha bir durak gitmiştik ki, tramvayda neredeyse kimsenin olmadığını fark ettim. Kar yağışını izlerken bir yandan da Walkmande, Mustafa Sandal'ın Jest Oldu şarkısını dinliyorduk. Nakaratın ardından melodi tekrarlarken aklıma bir fikir geldi. "Tramvayın arkasındaki boşlukta dans edelim mi?" İpek şaşırarak yüzüme baktı. "Sarsılınca düşmez miyiz akıllım?" "Hım o zaman hem şarkıyı dinleyelim, hem de sen bana alternatif bir klip çekersin." diyerek akıllı telefonumu uzattım. "Yaşadıklarını kayıt altına almalıyız derken, aslında böyle bir eğlenceyi kast etmemiştim." "Hadi, hadi, mızıkçılık yapma. Çok keyifli olur hem." Tabii biz şarkıya dalıp klip çekmeye çalışırken yanlışlıkla bir durak sonra indik ama olsun, jest oldu doğrusu. İki saat boyunca alışveriş merkezinde haybeden dolaştık ve daha çok dayanamayıp üst kattaki restorana girdik. Dışarıdaki buz gibi havayı izlerken sıcacık çorbalarımızı içmek çok iyi gelmişti. "Şimdi de ...

NkO - 17 / Güverte Reisi

   Yine bilindik hengame hakimdi otogara. Raf düzenleyen büfeciler, dakika başı saatini kontrol eden firma çalışanları, kafasını kaldırıp peron numarasına bakmaktan aciz yolcular ve saat kaç olursa olsun illaki uykusu olup banklara kıvrılan diğer yolcular...  Ömrü denizlerde güverte reisi olarak geçmiş Kadir, onlarca ülke görse de, vatanındaki bu tipik otogar manzarası karşısında tebessüm etmekten kendini alıkoyamadı. Yedisinden yetmişine dek dünyayı bir ömür tekrar gezse, bu manzaranın değişeceği yoktu ona göre. Otobüs perona doğru manevra yaparken saatine baktı ve deri postacı çantasıyla gazetesini de alarak ayaklandı. Koca otogarda gazete okuyan tek kişi olmak tuhafına gitmişti. Otobüste kimler kimler vardı Allah bilir. Şu gençlerin kullandığı kulaklıklardan almak gerekti aslında. Gazete okumak da olmazdı, yanındaki yolcu için. Tabii ya... Çantasında bir roman vardı nasılsa. Kitabın yazarı, yıllar önce tanıştığı iş arkadaşı Ali'ydi. Umut ettiği üzere son nefesini, bir ...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog