Ana içeriğe atla

Translate

Önemli Açıklama!

Burada paylaştığım ve paylaşacağım her türdeki eser, tamamıyla ve yalnızca bana aittir. Farklı bir platformda, eserlerimden izinsiz alıntı yapanlara, eserlerimin tamamını veya bir kısmını kopyalayanlara karşı, her türlü hukuki süreci izleyeceğime emin olabilirsiniz.

Yalnızca kaynak gösterilmesi ve izin alınması koşuluyla alıntı yapılabilir.

Üstelik bu platformda; gelişmeyi desteklemeyen hiçbir eleştiri, dikkate alınmamaktadır...

7.45 Otobüsü

 


    İlk sabahın telaşı içinde durağa koşturuyorum, Mirkelam'dan hallice... Pervasız otobüse yetiştim neyse ki, bir azimle kitabımı okumaya koyuldum. Bir durak sonra da yanıma oturdun, başka yerler boşken. İki dakikada kitaba dalınca yüzünü net görememiştim. Fakat epeyce emindim... Arada sırada otobüste rastladığım, arkalara doğru geçerken, her seferinde kısaca bir bakış attığım kişi sendin. Bunlar hatırıma düşmüşken, kitaba nasıl odaklanabilirdim? O da nesi? Meğerse ineceğimiz durak ta, gideceğimiz yer de aynıymış...

    Ertesi gün farklı bir telaş vardı üzerimde. Adına 7.45 otobüsü demiştim ama sağı solu belli olmazdı elbet. Otobüs pervasız olsa da ben kararlıydım ve senin geleceğin durağa yürüdüm. Ertesi gün, onun da ertesi günü ve daha nicesi... Her sabah gözlerinde daha çok tebessüm vardı sanki. Bazı anlar kaçamak bakışlarımız birbirine kavuştu mu dersin?

    Bir sabah durakta seni tanıyan birisi daha vardı, belli ki komşundu. Soğukkanlı, kendinden emin, ciddi, haklı bir gurur ve de vakur bir ifade vardı hep yüzünde. İşte komşunu gördüğünde, ilk defa ben de tebessümünü görmüş oldum. Temmuz sabahında güneş öfkesini gösterirken, gamzelerinin etrafında uğur böcekleri, meltem ile raks etmeye koyuldu. Gündoğumunu kıskandıran bir manzaraydı tebessümün... Sekiz çeyrekte durağa gelsen yine. Gündoğumunu o durakta da seyrederim...

Yorumlar

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog