Yokuş aşağı salındım sokağa girerken,
Duraktaki ahaliyi gördüm hemen dönüşte,
Şehir ve doğa uykudayken,
Yalnızca insanoğlu,
Kendi içinde kavga dövüşte,
Gün doğumunu seyre daldım,
Bulutlar süzülürken, on dört ton mavi saydım,
Kaldırımdaki adımların kadar sükun bu sabah,
Üstünde en güzel tonundan mavi kazak,
Palas pandıras virajı alıyor,
Altmış yedi model Düewag...
Bir tane boş koltuk kalmamış,
Ayakta da kimse kalmamış,
Duraklar arası telaşı mevcut tramvayın,
Körüğe yaslanıp da okuduğum,
Kitaba kaçıyor bakışların,
Birer saniyeden ibaret,
Denk gelen üç beş bakışımız,
Her seferinde aynı telaşımız,
Alması temkinli, icazet...
Bakışlarında merakı, gururu, hevesi gördüm,
Sabrı, korkuyu, güveni de,
Uykuyu, huzuru ve de neşeyi,
Duygunun kaç tonu var, sayamadım yine de,
Gökyüzünden onca ton kayboluyor,
Her dakika,
Aramızdaki boşluğa insanlar doluşuyor,
Her durakta,
Tuhaftır, hasretim sana en çok da,
7.35 tramvayında...
Bir veda bakışı sunamadan,
Beliriverdi ineceğin durak,
Seni hürmetle uğurlamadan,
Yoluna devam ediverdi,
Altmış yedi model Düewag...

Yorumlar
Yorum Gönder