Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Translate

Önemli Açıklama!

Burada paylaştığım ve paylaşacağım her türdeki eser, tamamıyla ve yalnızca bana aittir. Farklı bir platformda, eserlerimden izinsiz alıntı yapanlara, eserlerimin tamamını veya bir kısmını kopyalayanlara karşı, her türlü hukuki süreci izleyeceğime emin olabilirsiniz.

Yalnızca kaynak gösterilmesi ve izin alınması koşuluyla alıntı yapılabilir.

Üstelik bu platformda; gelişmeyi desteklemeyen hiçbir eleştiri, dikkate alınmamaktadır...

H-A - 1 / Çöldeki Kurt

  - Bir Parça Açıklama -    Eser; tümüyle alternatif tarih içeriyor olup kurgu boyunca yaşanan diğer olaylar ve öncesindeki gelişmeler, öykünün devamı niteliği taşıyacak olan romanda detaylıca anlatılacaktır. Öykümüz; içerisinde bulunduğu özgün tarihi ve zamanı, gelecek olan romana bırakarak, daha çok Hypatia'nın felsefesine ve seyahatine odaklanmaktadır. Keyifli okumalar... Lemi ÇÖLDEKİ KURT    İskenderiye Limanı / Sabahın ilk ışıkları...    Hypatia, çoğu kez alışkanlığı olduğu üzere, gün doğumunu izlemek için limandaydı. Gün ışığı Akdeniz'in sularını ışıl ışıl aydınlatırken heybesinde getirdiği birkaç parça papirüsü yeniden okumaya koyuldu. Bugün büyük bir gündü, artık derslerini İskenderiye Kütüphanesi'ndeki büyük salonlardan birinde verecekti. Üstelik Nefertiti'nin isteği üzerine bu salona, Firavun Akhenaton tarafından Hypatia'nın ismi verilerek, bizzat kraliyet ailesi tarafından onurlandırılmıştı. Salondaki ilk dersi öncesi Hypatia'yı uyku tutmadı...

NkO - 16 / Mahsun

     Yine mi sabah oldu yahu? Eh olan olmuş artık, bugünü de gördük. Bir kahvaltı etmeli, üç kere de yüzü yıkamalı... Simitçinin yine keyfi yerinde. Hoş geldin derken tebessümünü ihmal etmedi. Öyle hemencecik ısırmak olmaz, simidi üç eşit parçaya bölüp yemeli... Cadde üzerindeki dükkanlardan birisi mahallenin kahvesidir. Kaldırım kenarında tavla oynayan dostlar, yine takıldılar bana. " Ooo Mahsun Baba gelmiş. Buyur Mahsun, bir çay ikram edelim. Kahvaltı ettin mi bakalım? " " Ettim tabii. Üç parça simitle hem de. " " Heh iyi iyi. Güzel adamsın vesselam. " Bana neden güzel adam dediklerini bilmiyordum. Bazı kişiler beni deli olarak tanımlar ve bana güzel adam diyen dostlar, onlara hep kızar. Öyle sanıyorum ki; ilk başlarda beni, kendileri de deli olarak tanımladıkları için pişmanlık duyuyorlar. Neydi ki bu delilik kavramı? Kim, kime ve neye göre deliydi? Farklı düşünceler midir, yoksa farklı cümleler midir insanı deli kılan? Bir şeylere farklı bir açıdan bak...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog