Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Translate

Yasal Koruma Logosu

VayLemiGencay © 2017 by Vay Lemi Gencay is licensed under CC BY-NC-ND 4.0

Önemli Açıklama!

© 2017 - 2026 Vay Lemi Gencay. Tüm Hakları Saklıdır. Bu sitedeki tüm içerikler Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International (CC BY-NC-ND 4.0) lisansı ile uluslararası koruma altındadır. Bu blogda (blogspot.com) yayınlanan tüm şiir, öykü, deneme ve diğer edebi eserlerin telif hakları münhasıran Vay Lemi Gencay'a aittir. Sitede yer alan hiçbir içerik; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yazarın yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, ticari amaçla kullanılamaz veya başka dijital platformlarda (web siteleri, sosyal medya vb.) yayınlanamaz. Paylaşım ve Alıntı Şartları: Eserlerden yalnızca kaynak gösterilerek, aktif link verilerek ve eserin bütünlüğü bozulmayacak şekilde (en fazla 1-2 cümlelik) kısa alıntılar yapılabilir. Aksine davrananlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

No.13 / Parktaki Karavan

     Ertesi gün, evde kalan son işleri halletmek için sabahın ilk ışıklarından beri ayaktaydım. Her şeyin plana uygun olduğundan emin olmak istercesine, içeriye son kez göz attım ve anahtarı iç mimar Rasim Bey'e teslim ettim. Parka ulaştığımda saat sekize geliyordu ve sıcacık simitlerden almak için fırına girdim. Ali Osman amca da üç ekmek alıp kasaya doğru yönelmekteydi. "Oo Çağrı oğlum, yoksa geç mi kaldın dükkanı açmak için?" "Aslında tam vaktinde geldim, tabii temizlik için geç kalmış olabilirim." "Bugün Nur ablanın işi var ama Rabia ablan yardıma gelecek. Gel kahvaltı yapalım, sonra hemen yardım etsin sana." "Estağfurullah Ali Osman amca, Rabia ablam ne zaman isterse gelsin. Onlara mesai serbest, kahvaltı için de teşekkür ederim. Bugün dükkanda yapayım, hem İpek de gelir birazdan." İpek'i duyunca daha çok gülümseyip veda etti. Veteriner kliniğine pek uğramayan İpek, benimle birlikte kafede çalışacaktı. Asıl heyecanım bundandı doğrusu...

Çiçeği Uğurlamak

   Mahsun bir çiçeksin şimdi, geceler geçtikçe yaprakların içine kapanır. Gecenin ıssızlığında boynun bükülüyor, yalnızlık değil bunun sebebi, her an ölümü daha fazla hissetmen. Yaşama dair umudun azalsa da, aynı azimle kokunu sunuyorsun sana dokunana. Hazan mevsiminin dinginliğini taşıyan kokun, giderek solan görüntünü dahi heybetli kılıyor. Kesif bir hüzün karışmış kokunda, kendine has ferahlığı alıyorum yine de. İnce, ufacık bedenin, koca çınarları eğecek kadar vakur şimdi. Ağır ağır solan görüntünden hicap duyuyor olsan gerek, odaya girdiğim vakit mahsunluğundan yüreğim küçülüyor. Hafif ve uzun bir tebessüm, ufak ve de bolca okşayış... Yaşadığın ana dair hep diri tuttuğun azmin, çırpınışların, tutkun karşısında yüreğim büyüyor şimdi de. Her gece biraz daha uzaklaşacak olsan da hayattan, bu vakur heybetin giderek yakınlaştırıyor beni sana. Gecelerden birinde, yeniden uykuya daldığın vakit bir daha uyanmayacaksın. Bilesin; o son gecede dahi öperek, hüzünlü kokunu içime çekip...

Fincan

Dolunay mehtaba adımlıyor, Kalemimde hoş bir telaş, Fincanımdan şiirler yudumluyorum, Ekim kapımda, Bir fincan daha doldursam, Kasım gelir ardından,   Mehtabın renkleri ufukta sıralı, Her dizesi sana adanmış bir şiirce tertipli, Yüreğimdeki kor yangına uğruyor,  Güzün ilk ayazı,   Ağustos melteminin son demi, Eserken sarmaşıklar altında, Krizantemler begonvilleri uğurluyor, Gamzelerinin arasından...

Kor

  Fotoğrafını seyretmeden uyumuyorum, Ondandır, sabahlara çıkmak istemeyişim, Yüreğime bıraktığın kor alevlerden, Çiçekler topluyorum, Her bahçesi senin için...

Ön Söz / Tram'Vay!

    Bu tramvay seyahat eder, Gece boyu, Bu tramvay biraz kalabalıktır, Köşe bucak dizelerle dolu,   Tramvaya eklenen her şiir bana bakınıyor, Bense en arkadayım, Sırtımda hırkam, Üzerimde pijamalarım.. Not defterim cebimde, Elimde kalemim, Dizimde kitabım..   Tramvayın kapısında hoş bir tıkırtı,  Not alıyorum, Her durakta doluveren dizeleri, Sarmaşıklardan bahar kokusu getiriyor, Havada süzülen mahur meltemi, Son durak şimdi ufuktadır, Dolunayla durağa vuruyor, İğde ağacının gölgesi,   Arka koltuğa uzanıp dolunayı seyrettim, Gece boyu, Gönül dolusu hasretle şiirler karaladım, Bil istedim...   İlk şiir kitabı ve mahlasındaki ilhamlardan biri olan "Tram'Vay!" Vay Lemi Gencay'dan sizlerle...

No.12 / Körüklü Kahve'de Nisan Akşamı

       Açılışla birlikte mahalleli; Yirmi Adım Kahvesi, ortak bahçe ve Körüklü Kahve'deki tüm masaları doldurdu. Bugünkü yoğunluğu atlatmak adına sadece mekan içerisindeki büyük tezgahta servis açıktı. Herkese durumu izah edip tezgahın önünde açılış konuşmam için hazırlandım. Tanıdığım, tanımadığım onca insan, sabır ve heyecanla beni seyrediyordu. "Kıymetli misafirler, beni tanıyan, tanımayan tüm mahalleliler ve özetle bu güzel parkımızın müdavimleri. Hepiniz hoş geldiniz. Sizlerin gözünde belki beş yaşında cıvıl cıvıl bir çocuk, belki de yirmi beş yaşında bir delikanlıyım. Beni nasıl tanıdığınızın, bana bakış açınızın önemi yok aslında. Çünkü ben, her iki yaşın da ruhunu, coşkusunu ve ideallerini taşıyan biriyim. En önemlisi de kendimi bildim bileli; mahallemde, komşu mahallelerde oyunlar oynayan ve en çok da bu parkın müdavimi olan biriyim. Her biriniz gibi, en az ben de sizler kadar buraya aitim. Ben bu aidiyeti, en büyük hayallerimden birini gerçekleştirerek taçl...

NkO - 18 / 118 Numaralı Durak

         Salyangozların da uğur böcekleri kadar sevimli olduklarını düşünüyorum, demişti, daha şimdi annesinin elinden tutup durağa gelen küçük kız. İsmi Defne'ydi ve daha durağa varmadan bana el sallamaya başladı. Ona ve annesine yer verdiğimde gülümseyip teşekkür etti. Çünkü dün yer verdiğimde annesi teşekkür etmişti. Durağı çevreleyen çam ağaçlarının gölgesi, henüz düşmekte olan ışık hüzmelerini bölerken, Defne elindeki oyuncak ayıyı yanındaki yaşlı teyzeye tanıtmakla meşguldü. Durağa gelir gelmez Defne'ye şeker uzatan Kadir amca ise, benimle sohbete daldı. Tabii Defne, daha biz konuşmadan Kadir amcaya da teşekkür etmeyi ihmal etmedi. " Şu tabelaya bak! Yahu ben evden çıkarken de altı dakika gösteriyordu, hala aynı. Tabelalar gibi şoförler de mi kafayı yedi? " " Şimdilerde otobüsün hangi durakta ne kadar oyalandığını anlamak zorlaşıyor Kadir amca. " " Doğru diyorsun da aslanım, eskiden ne güzel otobüs tarifelerine bakar, öyle çıkardık. Neredeyse her...

Posta Kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Lemi Blog

Lemi Blog
Lemi Blog